Duâ

Ellerini gönlünle birlikte aç ki duâ başlasın. 
Duâ başlasın ki hem göğünde Sühâ başlasın.

&

Hay Hak! Bizi huzur ile sakinleştirdiğin, kalbini ve kalıbını rızâna eriştirdiğin, yerinde saymaktan koruduğun ve her dâim geliştirdiğin kulların arasına bırak. Hayırlarla iç içe, şerlerden uzak ve Sana pek yakın kalalım lûtfet. Taşıyabileceklerimizden mahrûm, taşıyamayacaklarımıza tâlip etme bizi. Hocası karşısında hocalık taslayan, başını çürük omuzlara yaslayan, düz yolda duvara toslayan olmaktan koru. Muhtâcız. İkramla ki hem kendimize hem yarattığın diğerlerine faydalı olabilelim. 

&

Hay Hak! Bizi sevginle dolmuşların aydınlığına bırak. Sağımızı, solumuzu, önümüzü, ardımızı dostlarla doldur. Yöremizi yanımızı duâ ile çevrele. Ortada kalıp dağılanlardan değil, ortamını bulup korunanlardan eyle bizi. Bostancısı varken kendi kendini sulamaya kalkmaktan, olmamış karpuz iken “bostancıyım” deyip komik olmaktan Sana sığınırız. Bize bizi şefkatle gösterecek hakikatli aynaların, bizi bizden koruyacak candan dostların yardımını ihsan eyle. Elimize, ayaklarımıza, dilimize, gözümüze, bütün uzuvlarımıza kuvvet ver. Muhtâcız. İkramla ki yardıma ihtiyacı olanlara koşabilelim.  

&

Hay Hak! Bizi çizdiğin helâl dairesinin içinde bırak. Helâliyle yetinenlerden, helâliyle sevinenlerden olmayı diliyoruz, lûtfet. Yârin cemâline aval aval bakmaktan, yârin eserine bîgâne olmaktan, “yâr” deyip de ayrı kalmaktan Sana sığınırız. Sırrı dökülmemiş aynalar, Seni andıracak nazarlar, diriltip mesafe aldıracak pazarlar ihsan et. Muhtâcız. İkramla ki doğrulmaya ihtiyacı olanların elinden tutabilelim. 

&

Hay Hak! Âşıkların sözlerini alıp satan aşık değildir; lâkin bizi onların sözleriyle meşgul ola ola zamanla özleri de onlara benzeyen bahtlılar arasına bırak. Duvarını seyir ve tasvir ede ede sarayın içini seyre de muvaffak olanlar arasına kat bizi. Sevdiklerinin gözüyle bakmayı, dostlarının eliyle tutmayı, âşıklarının kalbiyle duymayı lûtfet bize. Sâyeni esirgeme, gâyemiz rızân olsun. Muhtâcız. İkramla ki her ânımızda huzurla dolabilelim. 

&

Hay Hak! Bizi aşından, işinden, duruşundan ve gidişinden razı oldukların arasına bırak. Beşeriyet örtüsü ile gizlediğin aşk erlerinden olabilmeyi, sâf gönüllü kalabilmeyi bize nasip et. Aşkın künhüne, her nimetin hazmına erdir. Ağırlık çekmeyip ağırlık kaldıran olabilmeyi, sağırlık çekmeyip sağırlara duyurabilmeyi lûtfet. Hayırda yetinmeyen, daha yok mu, diyenlerden et bizi. Muhtâcız. İkramla ki nicesinin cennetine vesîle olabilelim.  

&


Hay Hak! Bizi nefsine hâkim olmuşlar ve aşk ile meşgûliyyette karar kılmışlar arasına bırak. Hakîkati edeple söyleyemediğimiz yerlerde, sükûneti edeple kuşanabilmeyi nasip et. İkrâm edildiğinde şükürle alan, esirgendiğinde sabır gösteren ve alınmayan kulların arasına kat bizi. Yaptığı her işi Sen’in hoşnutluğunu kazanmak umûduyla yapan, başka hiç kimseden karşılık ve teşekkür ummayan müstağnilerden eyle. Muhtâcız. İkramla ki rahmet yağdırdığın bulutlar gibi olabilelim. 

&

Hay Hak! Bizi ilimle kanatlanmış Sana gelenlerin yanına bırak. Talebelikte heves, hocalıkta nefes ver. Analarımızın elinden abdestli keteyi, babalarımızın kesesinden helâl yemeyi nasip et (1). Lûtfettiğin eşlerle iki cihan sevincine, imtihan ettiğin işlerle iki cihan kemâline erdir bizi. Muhtâcız. İkramla ki karanlık yollara ışık olabilelim. 

&

Hay Hak! Bizi sıcak havada sıcak çayın hayâliyle mesut olabilenlerin arasına bırak. Hayatın anlamını kavrayamadan ölmekten; sezmeden ve sevmeden ömür tüketmekten Sana sığınırız, koru bizi. Küçükler gibi birbirini taşlamaktan uzaklaştır. Büyükler gibi taşlayanlar hakkında hayır duâ edebilmekle zenginleştir. Muhtâcız. İkramla ki erdemlerle donanıp güzel misâl olabilelim.  

&

Hay Hak! Bizi iki cihanda âfiyet içinde bırak. Çimenler bile bilirken, güneşin yakıcı sıcağının ardından yağmur ineceğini, lutfet ki biz de unutmayalım sıkıntıların ardından ferahlığın geleceğini. Sonra, sevinci şükürle karşılayacak ve zorlukta da gülümseyebilecek güce kavuştur bizi. Yarattığın nimetlerin çoğundan habersiz, tanıyıp bildiklerimizin şükründe de yetersiziz, tamamla ne olur. Eksiklerimiz kereminin, yanlışlarımız rahmetinin muhatabı olsun da sevinelim. Muhtâcız. İkramla ki kullukta ileri gidebilelim. 

&

Hay Hak! Bizi zâlimlerin değil, mâsumların tarafında bırak. Habîbinin sünnetini yaşamak hususunda şevk ver. Dünyada da ahirette de iyilik ihsan edip cehennem azâbından koru (2). Sen’den hidâyet, takvâ, iffet ve gönül zenginliği isteriz, lûtfet (3). Bizi bağışla, bize merhamet et, rızânı kazandıracak işler yaptır, âfiyet ve hayırlı rızık ver (4). Ey kalpleri yönlendiren Allah’ım! Kalplerimizi Sana itaate yönelt (5). Ey kalpleri çeviren Allah’ım! Kalbimizi dininden ayırma (6). Dayanılamayacak dertten, helâke götürecek tâlihsizlikten, başa gelecek fenâlıktan ve düşmanı sevindirecek felâketten Sana sığınırız (7). Bütün işlerimizin başı olan dinimiz konusunda hataya düşmekten koru bizi. Yaşadığımız şu dünyada işlerimizin yolunda gitmesini sağla. Dönüp varacağımız ahiretimizi kazanmamıza yardım et. Daha çok hayır yapmamıza imkân ver. Her türlü kötülükten kurtulmamızı sağlayacak bir ölüm nasip et ( 8). Bizi doğru yola ilet ve o yolda başarılı kıl ( 9). Muhtâcız. İkramla ki sevdiğin ve sevindirdiğin kimselerden olabilelim. 

&

Hay Hak! Bizi merhametlilerin arasında bırak. Âcizlikten, tembellikten, korkaklıktan, ihtiyarlayıp ele avuca düşmekten ve cimrilik etmekten Sana sığınırız. Kabir azâbından, hayat ve ölüm fitnesinden Sana sığınırız, koru bizi ( 10). Borç altında ezilmekten ve zâlimlerin başa geçmesinden de koru ( 11). Biz kendimize çok zulmettik. Günahları bağışlayacak olansa yalnız Sen’sin. Öyleyse tükenmez lûtfunla bizi bağışla, bize merhamet et. Çünkü affı sonsuz ve merhameti nihâyetsiz olan yalnız Sen’sin ( 12). Muhtâcız. İkramla ki cennetine girebilelim. 

&

Hay Hak! Bizi âlimlerinin, âriflerinin, âşıklarının arasına bırak. Günahlarımızı, bilgisizlik sebebiyle yaptıklarımızı, haddimizi aşarak işlediğimiz kusurlarımızı, bizden daha iyi bildiğin suçlarımızı bağışla. Ciddi ve şaka yollu yaptıklarımızı, bile bile ve yanlışlıkla işlediğimiz günahlarımızı affeyle. Bütün kusurlarımızı îtirâf ederiz. Şimdiye kadar yaptığımız ve şimdiden sonra yapacağımız, gizlediğimiz ve açığa vurduğumuz hatalarımızı bağışla. Öne geçiren de geride bırakan da Sen’sin. Gücün her şeye yeter ( 13). Muhtâcız. İkramla ki iki cihanda azîz olabilelim.  

&

Hay Hak! Bizi sana taatte sabit bırak. Verdiğin nimetlerin yok olup gitmesinden, lûtfettiğin âfiyetin bozulmasından, ansızın gelecek cezâdan ve gazabını üzerimize çekecek her şeyden Sana sığınırız ( 14). Muhtâcız. İkramla ki duâya devam edebilelim. Âmin. 



1- Abdullah Saraçoğlu
2- Buhârî, Tefsir 38
3- Müslim, Zikir 72
4- Müslim, Zikir 35
5- Müslim, Kader 17
6- Tirmizî, Kader 7
7- Buhârî, Daavât 28
8- Müslim, Zikir 71
9- Müslim, Zikir 78
10-Müslim, Zikir 50
11-Nesâî, İstiâze 8 
12-Buhârî, Ezan 149
13-Buhârî, Daavât 60
14-Ebû Dâvûd, Vitir 32

Please reload

  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square