... Bilemedim Bu Şiirin İsmini

Yazmam gereken başka yazılar varken… 
Seni yazmak isterdi canım. 
Sana boğulmuşken, sensizlikten kıvranmaya başladığımda, 
Marmara’dan yosun kokusu gelirdi bir esintiyle odaya… 
Sahi… 
Yokluğu burnumun direğini sızlatırdı ya 
Kokunu hiç bilmezdim… 

Hani, cam kenarına bir kuş konsa,
Bakıp, uçmayı düşlerdim. 
Hayâlimde kanatlanıp sana gider,
“Onca sendeyken”
Olduğum yerde çakılır kalır,
Yanına gelemezdim… 

“Ağlayasım” gelirdi zaten ışığımı görünce… 
Alışkındı öyle çat kapı!
Birkaç damlayla kandırıp onu, geri gönderirdim.
O, ısrarla tekrar tekrar geldiğinde kapıma, sesim çıkmazdı; ama 
Beni kendisiyle avutmak istediğinde çok öfkelenirdim! 
Çünkü… 
Avutmak ona kalmamıştı! 
Haddini bilsindi! 
Avunmak isteyen mi vardı!? 
Ben, seninle bile avunamayacak kadar kederliyken, o da kimdi!?
Hem, neredeyse hep sana bakar, 
Hem, bir o kadar hasretini çekerdim… 
Nereden bilecekti ki “ağlamak” bunu! ? 
Zaten, anlasa diye çaba da göstermezdim… 

Başı karlı dağlar gibi gelirdin aklıma:
Ulu, garip, sessiz, yalnız ve serin… 
Kendini bitiren bir mum gibi gelirdin sonra: 
Yanık, âşık, sıcak ve derin… 
“Aklına gelmek” miydi ki bu…? 
Zaten, hep orada gezinirdin… 
Kovardım bazen, inatçıydın, ne yapsam gönderemezdim... 

Olur olmaz yerlerde,
Tam yanı başımda durur, seyrederdin… 
Hani, “onca yakınımdayken” 
Yine de uzaklarda kalışından mıydı ne,
Kaşlarımı çatar, 
Varlığını umursamadan, 
İnadına dorukta yaşardım hazları… 
Hayaline meydan okurcasına, 
Nispet yaparcasına hırsla
Ve alabildiğine arsızca yaşardım! 
Sonra, bir kızartı gelip otururdu yüzüme… 
Sanki çok 'utanırdım'
Ve sanki 'çok utanmaz'dım… 
Garip bir acı kaplardı da içimi, 
Hemen oracıkta ölmeyi özler, ölemezdim… 

Bir de pencereler vardı
Yakınlarla ve uzaklarla bakıştığım… 
Böyle, geçmiş gibi yazdığıma bakma… 
İçime sinerdi tüm anlar,
Her ânım oluverirdin.
Özgürdüm… 
Seni görmek için sana muhtaç değildim!
Seninle konuşmak için sana ihtiyacım yoktu! 
Önce, bembeyaz martılar uçmaya başlardı gökyüzünde… 
Fakat ardından, dalgalar vurunca pencereme, ürker,
Yine de uslu durmaz! 
Yine de yapacağımı yapar! 
Camlar ardında kalan yüzünü öperdim, çekinmezdim... 

Başka yazılar yazmam gerekirken,
Bir şiir daha yazardım sonra, ismini bilmediğim... 
Sana boğulmuşken, sensizlikte tekrar tekrar canlandığımda,
Bir karanfil acılığı dolardı odaya… 
Sahi… 
Yakan bir yanı vardı ya… 
Tadını da hiç bilmezdim………..

Please reload

  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square