Âmin!

Cân-u gönülden gelir, niyazdır, hülyâdır bu!
Gülümse ve âmin de, çün hayır duâdır bu. 

&

Zaten bizim bedduâ ile ne işimiz olur? Gerçi, can acımızın ve öfkemizin coşmasını fırsat bilip, ara sıra dilimize dolanmaya kalkışır; lâkin yüz vermez, elimizden geldiğince, dilimizden uzak tutarız. Mâdem böyledir, mâdem bize yaraşan ve bize can katan, istisnâsız herkes hakkında, öncelikle hayrı dilemektir, duâya duralım. Çünkü kılıçtır, kalkandır, silahtır. Çünkü güldür, ikramdır… Ümittir, selâmdır, emândır duâ.

&

Yüceler yücesi Rabbimiz! Fakirliğimize cömertliğiyle, kusurlarımıza affediciliğiyle, kederlerimize lâtifliğiyle mukâbele edenimiz! Sen bizim yaratanımız, koruyanımızsın. Sevgili Rasûlün Hazreti Muhammed Mustafa’ya selâm eder ve yalnızca Senin adınla başlarız!  

Senden başka gidecek kapı, tutunacak dal, sığınacak koy tanımayız. Yarattıklarınla yardım etmeni, sebeplerle ikramlamanı, vesîlelerle öğretmeni severiz. Her takdîrini tebessümle kabûl edecek, kulluk şuuruna ermemizin emâresi olacak, iki cihan huzûrumuza kapı açacak rızâ hâlini isteriz Sen’den. Saymaktan ve karşılığını vermekten âciz olduğumuz nice lûtfunun yanına, bunu da ekle Allah’ım! 

Bizi iyilerden, iyi niyetlilerden et. Bizi bizden daha iyilerle ve onlar arasından da bilhassa yiğitlerle karşılaştır, hemdem et. Sana teslim olmuşlukla gelen sekîneti, Sana esir olmuşlukla gelen hürriyeti ve Sen’de nihâyete ermişlikle gelen bidâyeti ver bize. Nefsinin zebûnu olmaktan ve öyleleriyle karşılaşmaktan sana sığınırız. 

Tezinden, temizinden, dengimizle denk getir. Bizi, kafa ve gönül dengi olanlarla birlikte kıl. Onlarla beraber, huzur ve sevinç içinde hizmet etmeyi, nice mahzûnu sevindirmeyi, nice garîbi güldürmeyi, nice muhtâcın ihtiyâcını gidermeyi bize nasip et.  

&

Güzeller güzeli Rabbimiz! Açlığımıza nimetleriyle, günahlarımıza rahmetiyle mukâbele edenimiz! Sen bize sabırla mühlet verensin. Haddi aşmalarımıza karşılık, merhametinin enginliğini bildirerek, karamsarlığa düşmemizi engelleyensin. Sevgili Habîbin Hazreti Muhammed Mustafa’nın şefâatine kavuşmayı diler ve yalnızca Sen’den medet umarız! 

Ardımızda, bizi bir ömür boyunca utandırmaya yetecek kadar çok ayıp bırakmış olsak bile, tövbe ile temizlenmeyi nasip et. Yeni utançlardan koru bizi. Sen’den ümidini hiç kesmeyen ve îmânın verdiği kuvvetle, en zor ve yıkıcı imtihanların ardından bile, her seferinde, yine ve yeniden doğrulabilen, yol ne kadar zor olursa olsun, yılmadan hep Sana doğru ilerleyebilen kullarla bir ve berâber et.  

Şerler içinde saklanan, farkına varalım da hikmetini kavrayıp şükredelim diye bekleşip duran hayırlara kavuştur bizi. Hayırlar içinde pusu kurmuş bulunan şerlerden, ne olur, koru bizi.  

Gönlümüzü prangalardan kurtar. Paranın, makâmın ve nefsî arzûların parmağında kuklaya dönüşmekten muhafaza eyle. Hevâsına esâretten, sesi çıkmayan cesâretten, şâha kalkmayan celâdetten uzak et bizi. Hâlimize yiğitlik, kalbimize seyitlik, kanımıza aşk doldur! Bezginlikten, ezginlikten, yoluna fedâ ve şükrünü edâ edemeyeceğimiz zenginlikten Sana sığınırız. Onuruyla mücâdele etmek varken, korkakça pes etmekten; vakar ile sükût etmek varken, densizce ses etmekten koru bizi.  

&

Merhametliler merhametlisi Rabbimiz! Eksiklerimizi lûtfuyla, bilmezliğimizi ilmiyle takviye edenimiz! Sen en yakınımız, açık ve gizli taraflarımızla bizi, hakikatte biricik tanıyanımızsın. Âlemleri hürmetine yarattığın Hazreti Muhammed Mustafa’nın ümmeti olmakla şeref duyar ve yalnızca Sana el açarız.  

Kokusunu ve rengini sevdiğimiz gülün, dikenini de sevmeyi, mahzûnken de gülümsemeyi, rızân için sabretmeyi öğret. Müstehak olanı yerebilmeyi, düşmanı yerlere serebilmeyi, şu göğsü îmanla gerebilmeyi lûtfet bize! 

Kıskançlığın, içimizden ve dışımızdan saldırarak yiyip bitirmesinden, şeytanın ve şeytana uymuşların fitnesinden, dünyanın her türlü gailesinden Sana sığınırız. Musafaha etmek varken yumruk atan, ferahlık vermek varken bunalan ve bunaltan, kolaylık göstermek dururken zorluk çıkartan kimselerden olmayalım.  

Yolumuzu harama uğratma. Elimizi, gözümüzü, dilimizi haramdan koru. Her türlü sevinç ve imkân, helâl yoldan gelsin bize. Hem zayıf, hem âciziz. Bir an bile bırakma da, Sen, ne olur hep Sen sâhip çık bize. Züleyhâlar karşısında Yûsuf’luk, Firavunlar karşısında Musâ’lık, Ebû Cehil’ler karşısında Ebû Bekirlik lûtfet, neslimize ve nefsimize! 

Bizi temizle. Nicesinin kalp ve beden temizliğine de sebep eyle. Kusurlarımızı, duâsı ile yardım ederek, iyileşmemize vesile olacak dostlarına aç da, fitneci, kötü niyetli ve fesat kimselere karşı, ne olur, setreyle. Utanmaktan, utandırmaktan ve utanmaz olmaktan muhafaza buyur.  

&

Güçlüler güçlüsü Rabbimiz! İzniyle adım attığımız, lûtfuyla işler başardığımız! Sen, hikmeti gereği kimi zaman güldüğümüz, kimi zaman yana yana ağladığımızsın! Sen bizleri, nice imtihan ile kendimize getirensin. En güzel misâlleri zâtında sunduğun Hazreti Muhammed Mustafa’ya selâm eder, yalnızca Sen’in huzûrunda eğiliriz! 

Eşyânın hizmetçiliğinden, bâtılın bekçiliğinden, nefsimizin hakka karşı keçiliğinden Sana sığınırız. Boynumuzu haklılar karşısında bükebilmeyi; muhtâca sehâvet, müstehakkına nefret, lâyığına da muhabbet ve nezâket gösterebilmeyi nasip et. İbâdetlerimize ihlâs, hayrı da ismimiz önünde mahlâs eyle. Emânet ettiğin her türlü imkânı, rızânı kazanmak için seferber edelim. Almamız, vermemiz, kıymamız, sermemiz, Senin için olsun. Bizi hak yemeyen ve hakkını yedirmeyenlerden et.  

Yetimler, öksüzler, dullar ve tüm kalbi kırıklar için tesellî, ümitsizler için ümît, şerler için kilit biz olalım. Kaybetmişlere yolunu buldurduğun iz olalım. Müslüman olarak yaşamayı ve Müslüman olarak can vermeyi nasip et. Yememizde, giymemizde, her işimizde ve her hâlimizde sünnete uygun davranmaya alıştır. Sevdiklerine yakın eyle, sevmediklerinden uzaklaştır. Affedenlerden ve affedilmişlerden olmakla nasiplendir.  

Şaşırtan, saptıran ve azdıran etme bizi. Şaşmışların, sapmışların ve azmışların şerrinden emîn eyle. Âfiyet ver, sâfiyet ver, mahviyet ver. Başımızı, ortamızı, sonumuzu hayreyle. Açılmasın, dostlarınla bağımızı düğüm eyle. Son nefesten sonrasını, gel ne olur, düğün eyle… Hakedememiş olsak da, gel, zorları âsan eyle. Lûtfunu tamâma erdir, Cemâlini ihsân eyle. 

&

Kimsesizler kimsesi Rabbimiz! Duâya icâbet edenimiz, gizli açık tüm yakarışlarımızı bilenimiz! Sen, her türlü hata ve kusurdan münezzeh olan, azîmsin! Habib-i Kibriyâ’ya, âline ve ashâbına da selâm olası Hazreti Muhammed Mustafâ’ya hürmeten, duâmızı kabûl eyle. Ey Rahmân ve ey Rahîm! Âmin, âmin, âmin…

Please reload

  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square