Cân Aynam*

Bana beni gösteren, aynaları kıramam.
Her birine bin selam! Onlara kırılamam.
Lâkin hepsi gider de, terk etmez Cân'ım beni,  
“Cân Aynam”daki aşkı, kimselerde bulamam. 

…………

* Mürşîdim, en hakîkatli aynamdır. Bana beni gösterirken, dayanmamı kolaylaştıracak bir “şefkat” filtresi taşır. Kendisiyle yüzleşmek, günahkâr nefsime ağır geleceğinden, o müşfik Mürşid vazîfesini , havf ve recâ dengesini hiç bozmadan yapar. O kadar ki, ne ümit kesip sahrâlara düşerim, ne de çok ümitlenip, kendime kâmillik atfederim. 

Bu güne dek, karşıma çıkan tüm diğer aynalarla, sadece” Cân Aynam” ın nasıl da lâtif, nezih ve engin bir deryâ olduğunu fark ettim. Bu neticenin, öncelikle mirşîdimin himmeti, sonra da o güzellerin birbirine olan vefâsının bereketi olduğuna îmân ettim. 

Gördüm ki her Mürşîd, kendi evlâdı için en kıymetli aynadır… Ve her evlâd kendi Mürşîdi için, en kıymetli emânet…  

Onların her biri, işte, Hazreti Muhammed Mustafa sallallâhu aleyhi vesellem’in,” ümmetî, ümmetî!” diyerek yakarırken duyduğu aşktan nasipli birer irşâd edicidir… Her birinin derdi, mürîdânın terbiyesidir. Bunu cân-u gönülden seyreyledim. 

Allah, Kur'ân ve sünnet nûruyla gönülleri aydınlatmak için ömrünü hasretmiş bulunan mubârek meşâyıha, bereketli ömür ve kuvvet ihsân ede. Allah, o nîmeti hâiz tüm intisaplıları, Mürşîdine lâyık olma yolunda, “emre itâatte gayretve teslîmiyyet” le lûtuflandıra…  

Allah, cümlesine en âlî ecri ihsân... Deryâ meşrepli mürşîdime, hâssaten ikrâm ede… 
Âmin. 

Please reload

  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square