Âşıkça - 5

Sevgilim, Sen ol dersen, olmazlar olmaz olur, 
Sen olmaz buyuranda, olmazı kim oldurur? 
İşte boyum ve çapım, işte gücüm ve yapım! 
Yapı, ki elimde kol, Sen olursan pek durur. 

Bir cılız dalım, kâh düz, kâh eğri seslenirim, 
Hasretin olmasa Yâr, ne ile beslenirim? 
Say ki ben küçük balık, Sen bir gizli ummansın! 
Umman, ki her damlası, bucaksız derya durur.

Hep gel, uykum, yeni bir uyku için uyansın, 
An olsun, tüm uykular, mâzilere dayansın. 
Say ki ben dağım, Sen, o dağın bağrında lâvsın! 
Lâv, ki aşk ile akar, dağ gözünde kan durur.

Sahil olmasa dalga, hem öksüz hem de yetim, 
Vuruşu sitem değil, vuslat ânını betim. 
Say ki ben dalgayım, Sen, bana âşık kenarsın! 
Kenar, ki med cezirim, sende sükûna durur.

Rahmetin de olmasa, şu canı kim aldırır? 
İkrâmın da olmasa, şu özü kim yandırır? 
Say ki ben yaralı taş, Sen, dibi gelmez yarsın! 
Yar, ki yuvarlanırsam, yaram şifaya durur.

Son durakta ışığın, çektikçe çeker beni, 
İşvesiyle, nazıyla, bir çılgın eder beni! 
Say ki ben yolcuyum, Sen, yol üstünde pınarsın! 
Pınar, ki her içende, kurağım zâra durur.

Nûr’u al nûrun içre, hem nârına can koysun, 
Ateşte suya kanıp, serinde hâra doysun, 
Say ki ben mecnunum, Sen, dellendiğim Leylâ'sın! 
Leylâ’m! Tek bakışınla, ölüm hayata durur.

Please reload

  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square