Uçmak İçin Kanat Lazım!

-Tut tut tut, dedi telaşla. 

-Yahu neresinden tutayım, diye sordu diğeri, anlamaz bakışlarla. 

-Topu topu dört yer var zaten! İkisi benim ellerimde. Kala kala iki kaldı. Sen de tutuver işte birinden, dedi öteki, kızmamaya çalışarak. 


-Ben de onu soruyorum ya zaten, dedi diğeri, o ikisinden hangisini tutayım? Sağdakini mi, soldakini mi?

-Tut, tut hadi sağdakini tut! Dedi öteki, sabrı iyice taşarak. 

-Sol ayağım ne olacak peki?! Diye çıkıştı küçük çocuk. 

-Onu da başkası tutsun, hiç karışmam, dedi diğeri. 

-İyi de, o zaman uçamam ki, dedi çocuk, somurtarak. Hani ellerimden ayaklarımdan tutup, beni uçuracaktınız! Ne biçim abisiniz!?    


Dakikalardır çocuklarını seyretmekte olan anne, tebessümle söze girdi. 

-Seni gidi tatlı çocuk seniii, dedi, demek yine uçasın var.  

Ağlamaklı bir sesle: 

-Evet uçasım var; ama ağabeylerim beni bir türlü uçuramadı! Canım çok sıkkın, dedi çocuk. 

-Uçmayı çok istiyorsun; ama o öyle kolay değil, dedi anne.  Yapmadığın denem kalmadı. Hatta geçen yaz, sırf uçabilmek için Kur’ân’ı Kerim okumayı öğrenmek istemiştin ya, ne oldu?

-O da uçuramadı beni, dedi bizimki, kaşını kaldırarak.

-Yetmez ki, dedi annesi. Sadece okumak yetmez. Kur’ân’ın her bir ayetini güzelce anlamak ve yaşamaya çalışmak lâzım. Hem, sen bu uçma işine çok takılmışsın. Kur’an sadece Allah rızasını kazanmak için okunur.  

-Ama anneee, diye çıkıştı bizimki. Düşünsene, göklere yükselmek ne de güzel bir şeydir kim bilir. Kuşlar gibi kanatlansam, uçsam, ne güzel olur!   

 

-Güzel yavrum, dedi anne. Kuş olmak marifet değil. Zaten bak, sinekler de uçuyor. Önemli olan, Allah’ın sevdiği kul olabilmek. Kur’an bize, nasıl sevgili bir kul olacağımızı öğreten, en kıymetli kitaptır. Allah’ın kelâmıdır. Neleri yapmamız, nelerden de kaçmamız gerektiğini anlatır. O halde gel, sen de bu gayenin peşine düş. Eğer uçmak istiyorsan, kanat tak.  

 

-Kanat mı? Dedi çocuk. Nasıl yani?

-Şöyle, dedi anne: Kur’an bir kanadın, sünnet de diğer kanadın olsun. Sen bu ikisiyle yola çık. Eğer böyle yaparsan, zamanla nasıl yürümen gerektiğini daha iyi öğrenirsin. Adımların hızlanır, hatta belkiii….

-Belki de uçarım!!! Diye haykırdı ve iki kolunu kanat gibi iki yana açarak, odadan  çıktı çocuk. 

Ağabeyleri ve annesi, onun bu hâline tebessüm ettiler. 

-Ah, dediler, bu çocuk en sonunda uçacak!  

 

Kısa bir süre sonra, bizimki geri döndü. O da ne!? Bir elinde Kur’an, bir elinde hadis kitabı! 

-İştee! Kanatlarımı taktım!! Dedi bilgiç bir tavırla. 

Yok yok hayır yanlış anlamışsın, diyeceklerdi ki, herkesin lafını ağzına tıkarcasına:

-Tamam canım, telaş yapmayın, ne demek istediğinizi anladım. Bu günden sonra, yüce Rabbimizin  sözlerini ve sevgili Peygamberimizin hayatını daha iyi öğrenecek ve gereğini yaparak kanatlarımı kuvvetlendireceğim. Anladım. Kanat kolda değil, kalpte lazım. Kalbimin yükseklere çıkabilmesi için de, iyi Müslüman olmam lazım. Anladım tamam, panik yapmayın!  

Please reload

  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square