Hayal Gerçek Olur mu?

Burası karanlık! Kanatlarımı açmaya kalkışsam duvara, başımı kaldırmaya kalkışsam tavana çarpıyor. Çarpa çarpa bir hâl oldum; fakat içimden bir ses hep “Durma! Devam et!” diyor.  

 

Sırf o ses yüzünden derin bir nefes alıp karnımı şişirdim, o da duvara değdi. Belki arka tarafta kapı vardır diye dönmek istedim, dönemedim. Çözüm düşünürken içimdeki ses, “Bunda düşünecek ne var! Bu sefer de karnını içine çekersin, olur biter!” dedi. Hemen uyguladım. Sonra, yüz seksen derece döndüm ve anladım ki ne çıkacak kapı ne kaçacak delik var. Yerimde başka biri olsaydı çok korkardı; fakat ben cesur bir çocu…… Ay, yani deve kuşu yavrusu olduğum için korkmadım!      

 

Şimdi susup işime bakmalıyım. İyi de benim işim yok! Üstelik yumurtadaki birine kim iş verir? Öyleyse hemen buradan çıkmalıyım. Bunun için şu duvarları zorlamalıyım! Hadi bismillah! Çatırrrt! İyi gidiyor! Bir daha! Çuturrt! Hay maşallah! Ne kadar güçlüyüm! Aşk ile bir daha! İşte çıktım!     

 

Hayret! Dışarısı da karanlık! Gökyüzünün mavisi, limonların sarısı görünmüyor. Yumurtadan dışarı aniden çıkınca gözlerim kamaşmış, sımsıkı kapatmışım, renkleri ondan görememişim.   

Neyse, şimdi bana gözü kapalı iş verecek birini bulmalıyım. Çünkü gözlerimi açmayı düşünmüyorum. Gerçi açarsam renkleri görürüm; fakat o zaman da hayalim biter. İkisi birden olmaz mı? Babam, “Olmaz, demişti. “Ya oyuncak araba alacağız ya da kitap, seç!” Babam öyle deyince zorluk çıkarmamış, “Peki babacığım, öyleyse kitabı alalım.” demiştim. Şimdi de renkleri bırakıp hayalimde kalmayı seçeyim. Belki bir gün kendimi geliştirir, renkli hayaller de kurarım.   

 

Şimdilik, yumurtasından yeni çıkmış, işsiz bir deve kuşu yavrusuyum. “Babam işe gitti, annem hasta ziyaretine. Kim iş verir ki benim gibi yapayalnız bir deve kuşu yavrusuna?!” diye düşünürken içimdeki ses sordu: “Yalnız mı? Unutma ki yanında her zaman melekler var. Onlar senin yaptığın bütün işleri yazarlar.” İyi de ses, daha bir iş bulamadım ki! Araba tamirciliği zor. Doktorluk zor. Simitçilik zor. Dükkân açsam çok para lazım. Birinin yanında işe girsem, yaşım tutmuyor! Bu melekler hangi işi yazacak ki!?  

“Öyle iş değil!” dedi ses. “Konuşman, yemen, uyuman, gezmen, şakalaşman, kısaca tüm yaptıkların ve yapmadıkların yazılır. Bu sebeple Allah’ın seni her zaman gördüğünü unutmadan yaşamalı, namazlarını vaktinde kılmalı, büyüklerine saygılı, küçüklerine merhametli olmalısın.”   

 

Melekler çok çalışkan demek ki. Yavru kuşların yaptıklarını bile yazıyorlar. Öyleyse kendime hayırlı bir meşguliyet bulmalıyım; fakat gözlerimi kapatmış hayal kurmaktayken, bunun için renklerden bile vazgeçmişken, nasıl olur da iş yaparım? Gözlerimi açınca zaten kanatlarım da kola dönüşür. Hatta belki de oda soğuktur, her yanım üşür.   

 

“Çalışırsan ısınırsın” dedi içimdeki ses. Hayal kurmak güzeldir; fakat şimdi gözlerini açıp bir işe yaramalısın. Gerçek mutluluk sadece faydalı işler yapınca hissedilir. Üstelik kendini iyi hissetmekle kalmaz, birçok kişiden de dua alırsın.”   

Bu içimdeki ses de ne çok şey biliyor! O hâlde sorayım:   

 

“Hayaller gerçek olur mu?”   

“Evet. Bütün vaktini hayal kurmakla geçirmezsen, programlı, düzenli ve çalışkan olursan Allah yardım eder ve hayalin gerçek olur.”  

 

Öyleyse “Puuufff! Deve kuşu çocuk oldu! Artık gagam ağız, kanatlarım kol. Limonlar sarı, gökyüzü mavi. Üstelik öğle ezanı okunuyor! Önce namazımı kılmalı sonra da çalışmalıyım! Marş marrrşş!   

Please reload

  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square