Akla Dâir


Sahibincedir akıl, kâh put olur, kâh nimet.
Ayırması zor değil, yeter ki gelsin himmet. 

Çözemediği sırrı, inkâra kalkışan us, 
Çıkarına sevdâlı, imansızlığa mahpus.

Aczini bilmedikçe, sahibi için maraz.
Kâh bilir, kâh bilemez; akıl, sadece “biraz”. 

Ah o kıt akıl yok mu, utanmaz, haddi aşar,
Kibirlenir, şımarır, düz yolda yolu şaşar. 

Benliğe aldanarak şımardığı anda us, 
Ne yazar bak bakalım, o akla dâir kâmus.

Yok, akılla değil yok, aptallıkla tüm derdim, 
Matah bir şey olaydı, aptalı da severdim. 

İnsana belâ diye, ahmaklık yeter elbet. 
Uzak tut cehâleti, gel, tefekkürü celbet.

Nice uyanık vardı, cehenneme nâr oldu.
Nice aptal sanılan, gönle iftihâr oldu. 

Tek rehberin akılsa, yol da, iz de karışır,
Yolcunun hası orda, durmaz, kalbe danışır.

Gönüller yıktığını fark etmeyen bir kafa, 
Acep iki cihanda, bulabilir mi safâ?

Ha olmuş ha olmamış, neye yarar kör akıl,
Öylesi rehber değil, ayak altında çakıl. 

Tek bir kanadı olsa, hiç uçabilir mi kuş,
Aklı aşk ile taşı, düzler olmasın yokuş. 

Hep “biliyorum” dersin, ey aklına budala!
Az da bilmediğin bil, ki dediğin söz ola.

Ne fikirsiz his yeter, ne de duygusuz akıl.
Ey aklım oyalanma, gönül erine takıl.

Fazla söze ne hâcet, akıl nimet, amennâ,
Fakat idrâki yoksa, çok güvenme kulpuna.

Her yolun sonu vardır, aklın da bir sonu var,
An gelir dayanamaz, çatırdayarak çatlar. 

Yükselmek isteyene, fikir basamak, gel çık!
Lâkin miraç kapısı, ancak âşığa açık. 

Zekan ile övünme, ondan şeytanda da bol,
Nakle tâbi olmazsan, seni bekler şarampol. 

Düşmek kolay çıkmak zor, aklını başına al
Hakk’a teslim olmazsa, al o başı taşa çal! 
 

Please reload

  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square