İstemem!

Dal ucuz, yaprak ucuz, lâle pazara düşmüş. 
Can ile göz üstüne, nağmelerin üşüşmüş. 
Dilinin kemiği yok, “Gülüm! ” diyorsun, kime? 
Etraf gül zar âmenna, bülbüllüğün nerede? 
“Kanadım kanar” diye, kaçıp gitti mi yine? 

Yok istemem, 'bülbüllük', sadece yâdında var! 
Gönlün bende değil, yok, kanının zârında var! 

….. 

Hayır, “bir”lik değil bu, herkesi “yâr” görmeler. 
Âdetin olmuş senin, sızlanıp inlemeler... 
Dilinin kemiği yok, “Aşkım! ” diyorsun, o ne? 
Duruşun ağyar gibi, mecnunluğun nerede? 
“Ne derler? ! ” korkusuyla, kaçıp gitti mi yine? 

Yok istemem, 'mecnunluk', sadece yâdında var! 
Gönlün bende değil, yok, beninin nâmında var! 

….. 

Geç bunları mübârek, geç artık demelerden! 
“Şiir olsun için”se, geç böyle sevmelerden… 
Dilinin kemiği yok, “Yandım! ” diyorsun yine. 
Civârın söz kaynıyor, ya küllerin nerede? 
Canın oda gelmedi, kaçıp gitti mi yine? 

Yok istemem, 'âşıklık', sadece yâdında var! 
Gönlün bende değil, yok, teninin kârında var!

Please reload

  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square