Çocuk, Vicdan ve Namaz

Bir süre önce, kendi kendine söylenip duruyordu: 

-Yatıyorum, kalkıyorum, yatıyorum, kalkıyorum, ben bunu hep yapıyorum!  Bir de anlasam ne diye böyle ikide bir yatıp yatıp kalktığımı! Doğrusu bazen canıma tak ediyor! Hocanın da başka işi yok herhalde, ikide bir çıkıp ezan okuyor. Annem de ayarlı saat mubârek! Hoca ezan okur okumaz, o da çalmaya başlıyor: Dın dın dın dın! Namazını kıldın mı evlâdım!?

 

Hep böyle soruyorlar zaten! Benim canım istemiş istememiş kimin umûrunda! Üstelik bir de “hadi kalk!” demiyorlar mı sabahın nûrunda!? Uyku tatlı tatlı dolanırken sağımda solumda, bana yazık değil mi, kalkıp bir de abdest alıyorum! Neyse ki suyu görünce gözüm açılıyor da, hooop, işte, yine yatıyorum, kalkıyorum! 

 

Az da değil, bir günde tam beş vakit! Buna sabredebilir mi öyle her babayiğit! Sabah öğlen ikindi… Akşamı da ekledin mi, bitecek sanma, bitmiyor. Yatsı gelip, sırasına geçiyor. Hem sabah öyle erkenden kalkınca, akşam çabucak uykum geliyor! Ah, diyorum şu yatsı ezanı çabucak okunsa da, ben de kılıp yatsam. Ah bir de bu eziyeti, ne diye çektiğimi bir anlasam!  

 

Sonra baktı ki söylenmenin faydası yok. Boş yere çenesi yoruluyor, sesi kısılıyor. Bu sefer de dedi ki: 

-Çok şükür ben akıllı bir çocuğum. E annem babam da benim hep iyiliğimi ister. O halde bu kadar ısrarla, “kıl” dediklerine göre, namazda çok fayda olmalı. Biraz düşünürsem elbet her birini bulurum. O halde biraz kafa yorayım. Düşünüp akıl edeyim.  

 

İşte o andan itibâren, düşündü de düşündü. O düşünmeye başlayınca, kafasının içinde bir hareketlenme başladı. Sanki düşünce kaynar su oldu da, aklındaki çiğ patatesleri haşladı. İşte o zaman, bir ses duydu içeriden. Böyle sanki, kalp tarafından bir yerden. O ses çocuğa dedi ki: 

 

-Güzel çocuk! Ben vicdânım, şimdi çok iyi dinle. Seni yaratan Allah, hep ilgilenir seninle. Günde beş vakit huzuruna çağırması, bu ilgiye olan ihtiyacın sebebiyle… Senin yatmak dediğin, secdeye baş koymaktır. Bunun anlamı Hakk’a, sığınıp yakarmaktır. Kalkmak dediğin ise, kıyamdır ki ne özel.  Allah’ın huzûrunda, öyle durmak ne güzel! 

 

Eğer namaz olmasa, belki hatırlamazsın. Gaflete dalar gider, Rabbini hiç anmazsın. Senin gibi iyi huylu bir çocuğa yaraşan, Allah’ın nimetlerine teşekkür demek olan, o beş vakit namazı, hiç yılmadan kılmaktır. Hem sen böyle sabırla, hep vaktinde kalkınca, gününü bereketle dolduruyor yüce Hak. Diğerleri öğlene kadar yatıp uyurken,  senin kalktığın vakit, oh ne tatlı, ne erken. 

 

Bil bakalım bu kadar sağlıklı olman niye? Bu hâl Allah’tan, namaz kılanlara hediye! Günde beş vakit abdest, günde beş vakit mola, elbette istisnasız, yarayacak her kula! Şükret ki annen baban, namaz ehli insan da, küçükken alıştırdı, seni böyle namaza. Hem bedenin hem rûhun, bu kadar güçlü ise, unutma ki namazın, bereketi bu işte. 

 

Karnen güzel, notların hep birbirinden yüksek! Zihnin bu kadar açık, kalbin böyle iyiyse, üşenmeden devam et, namazdandır bu hisse. Annen baban seviyor, herkes hürmet ediyor. Allah’a kul olanı, tüm kâinat biliyor. Canın istemese de, gel, devam et namaza. Bu hususta hiç yılma, yıkılma da, hep sabret. Zoruna gittiği, canın hiç istemediği zamanlarda bil ki, sevâbın daha çok olur. Çünkü her bir hayırlı iş, karşılığını bulur.  

 

Sonra sustu ses. Zaten bizimki de baktı ki hoca yine ezan okuyor. Hani önceleri ikide bir okuyor diye kızıyordu ya, o günden sonra tebessüm etti. 

- Allah’ım, dedi, sen şu güzel ezan sesinden, bizleri mahrum etme.  

 

Gerçi, ara sıra hâlâ zorlanıyor. Hele de kış geldi mi, sanki daha da sıklaşıyor namaz; ama şükür, artık o çocuk sadece yatıp kalkmıyor. Namazdayken, kalbi sevinçle doluyor da, sayısız nimetler lûtfeden Rabbine teşekkürün ve borç biriktirmemenin huzurunu yaşıyor.

 

Bu arada, ben de bu hikâyenin yazarı olarak, şöyle bir hesap yaptım da, günde beş vakitten, on günde elli vakit eder. Namazını düzenli kılmayanların borcu, çabucak büyür gider. Ve azmettim! Borç biriktirmeyeceğim. Secde ile tevâzûyu, kıyam ile cesâreti öğreneceğim. Duâ ile Rabbime sığınacak, rukû ile icab ettiği yerde eğilmeyi bileceğim. 

 

Bir de ricâ edeceğim: Çocuklar! Kalbimin namaz sevgisiyle dolması için, o temiz gönüllerinizle Allah’â yalvarır mısınız? Bu sırada ben de boş durmayacağım. Kalbinizin aynı sevgiyle dolması için, hep duâcı olacağım.   

Please reload

  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square