• Neslihan Nur TÜRK

Gül Nesli


Nesli geldi, nesli geldi! Dediler ki nesli geldi! Ardında gül râyihâsı, çok şükür “Gül nesli” geldi! & Gül kokusunda “Gül”ü bul! Ümmetsin! Gel, usûlü bul! Habîbullah’ın teridir, kokla da ol Rasûl’ü bul! & Her yaprağı şefkat, sevgi! Dikenler Taif’in dengi. Gül, Muhammed (s.a.v.)’in remzidir, rengi muhabbetin rengi! & Gel o remze hürmet eyle! Selâm eyle, salât eyle! Sığın da Gül bahçesine, hâlini “kemâlât” eyle! & Sonra yetinme gel, “Gül” ol! Rasûl’ün yolunda kül ol! Kazan da nefs ile cengi, nakle tâbî, akl-ı küll ol! & Gel, bu fasıl fasl-ı güldür! Her cümlenin aslı “Gül”dür! Uy sünnete, er servete! Özceğizin yaslı, güldür! & Esti geldi, esti geldi! Hak katından esti geldi! Sür sînene, dal nûruna! Gül yağı bir desti geldi! Ardında gül râyihâsı, çok şükür “Gül nesli” geldi! & İstanbul 2011 - 03:27

#şiirler

112 görüntüleme

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Çağırdın da Gelmedim mi Sevgilim?

Geçti gülüm, geçti ömrün bahârı Sevdâ çekenin, gecedir nehârı. Aslında, ömrünün neresinde olduğunu kimseler bilmiyor. Giden her saat bahardan bir dem, biten her gün, ömrün geçen baharı... Dön gönlüne

Vakıf Emânettir!

Sandık ki bizimdir o nefesler ve o sesler. Baktık ki ne candır bize âit ne kafesler. Aslında ne candan ne de kafesten bahsedeceğiz. Zîrâ azıcık aklı olan herkes fark etti ki can, çıkacak; kafes de top

Hadi Bir Zengin Bulalım!

Aradığın dal sensin, boşluklara uzanma! Kendinsin aradığın, bir başkasıdır sanma! Babam elime iplik ve tığ verdiğinde üç yaşında bir çocuktum. Bana zincir çekmeyi öğretti ve her gün işe giderken ödev