• Neslihan Nur TÜRK

Âşıkça - 2


Bakışlardaki görüşüm, pek çoğum, Kuytularda varım, ortada yoğum, Sancılıdır aşka gebe her doğum, Yoktur devâya gücüm neyleyeyim... Selim yok, setleri mahveyleyeyim... Yol üstünde bir çakıl, deyip, basın! En nâdide eserim, göğe asın! Sevgiliyim, canlar nasıl ağmasın? Yoktur ölmeye gücüm neyleyeyim... Dalım yok, gövdeye bendeyleyeyim... Kimi nâra olmuşum kimi sükût... Yiğitsen, ser hoş iken elimi tut! Şâir dedikleri, gökte bir bulut. Yoktur yağmaya gücüm neyleyeyim... Elim yok, kelâmı azleyleyeyim... Bir rüyâyım, hayra yorun durmadan! Bir hikmetim, sevin, suâl sormadan! Farkım olmasa da kanlı yaradan, Yoktur sarmaya gücüm, neyleyeyim... Yolum yok, sevdâmı terkeyleyeyim... Elim mahkûm, söylerim Yâr dilerse... Anlatmak mı, ne mümkün, O sus derse? ! Biri kınar, dedikodu ederse, Yoktur vurmaya gücüm neyleyeyim... Hâlim yok, gönlümü arzeyleyeyim... Sanmayın ki, Nûr, tek başına yazar, Bazı cilveyim, bazı sitem, azar. Ben, Sevgili elinde bir kalemkâr... Yoktur durmaya gücüm, neyleyeyim... Dilim yok, kaleme emreyleyeyim...

#şiirler

42 görüntüleme

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Çağırdın da Gelmedim mi Sevgilim?

Geçti gülüm, geçti ömrün bahârı Sevdâ çekenin, gecedir nehârı. Aslında, ömrünün neresinde olduğunu kimseler bilmiyor. Giden her saat bahardan bir dem, biten her gün, ömrün geçen baharı... Dön gönlüne

Vakıf Emânettir!

Sandık ki bizimdir o nefesler ve o sesler. Baktık ki ne candır bize âit ne kafesler. Aslında ne candan ne de kafesten bahsedeceğiz. Zîrâ azıcık aklı olan herkes fark etti ki can, çıkacak; kafes de top

Hadi Bir Zengin Bulalım!

Aradığın dal sensin, boşluklara uzanma! Kendinsin aradığın, bir başkasıdır sanma! Babam elime iplik ve tığ verdiğinde üç yaşında bir çocuktum. Bana zincir çekmeyi öğretti ve her gün işe giderken ödev